Gezi Stajı

21 Temmuz günü, bir Mardin ziyareti gerçekleştirdim. Bu gezi esnasında Mardin evlerinin mimarisi hakkında bilgi sahibi oldum. Daha önce gitmiş olduğum Mardin’de bu kez binalara ve yerleşim bölgelerine daha farklı bir gözle baktım ve daha önce göremediğim birçok ayrıntıyı gördüm. 1 Ağustos’ta Dolmabahçe Sarayı’nı gezdim. Küçüklüğümden beri sürekli gittiğim bu yapıya bu kez de bir mimar gözüyle bakmayı denedim ve olumlu sonuçlar aldım. 24 Ağustos günü, Sultanahmet’e genel bir gezi gerçekleştirdim. Sultanahmet de sürekli gittiğim fakat benim için turistik bir bölge olmaktan öteye gidemeyen bir yerdi. Fakat bu kez, Sultanahmet’i binalarıyla, yapılarıyla, mimarisiyle incelemeye çalıştım. 26 Ağustos’ta Sultanahmet’teki türbeleri gezdim. Yanların hep geçmeme rağmen bugüne kadar hiç türbeleri gezmemiştim. Bu ilk deneyimim bana mimari açıdan olumlu şeyler kattı. Özellikle hayranı olduğum mukarnasları birçok kez görme fırsatı buldum. 28 Ağustos günü Kapalıçarşı ve Mısır Çarşısı’na bir gezi yaptım. Bu iki çarşı da bana turistik bölgeler olarak görünmekten öteye geçemezken bu sefer bu çarşıları da birer mimari yapı olarak el aldım. Özetle, gezi yaptığım süreler boyunca aslında bildiğimi sandığım yerleri o kadar da iyi bilmediğimi fark etim. Daha önce fark etmediğim binalara, dükkanlara, bahçelere, avlulara, çeşmelere rastladım. Ya da sürekli gördüğüm ama pek de önemsemediğim yapıları daha iyi tanıma olanağı buldum, isimlerini öğrendim, mimarlarını öğrendim, mimarileri hakkında araştırmalar yaptım. Her şeye daha farklı bir açıdan, daha farklı bir perspektifle baktım ve beni tatmin eden sonuçlar aldım.

Mardin evlerinin en önemli özelliği büyük avluları, balkonları, geniş avluları olması. İnsanların evin içerisinde birbiriyle iletişimini ve diğer evlerdeki insanlarla ilişkilerini düzenliyor. Evler haremlik selamlık olarak ayrılmış. Misafirlerin ve evin kullanıcılarının bulundukları bölgeler farklı. Tepeden bakıldığında L veya U harfini andıran yapıları var. Binalar, özellikle de süslemeleri, sarı kalker taşından yapılmış, bir ya da iki kattan oluşuyorlar. Binalar yüksek tavanlı ve fazlasıyla serin. Mutfaklar genellikle kuzey cephede. Binalar günışığını en iyi şekilde alacak bir biçimde tasarlanmış. Binalar çok eğimli bir arazide yapılmış fakat teraslama yöntemiyle binalar öylesine yerleştirilmiş ki, binalar birbirinin manzarasını kapatmıyor. Binalar genellikle Mardin Ovası’na bakıyor. Dolmabahçe Sarayı’nın mimarisi, Barok, Rokoko, Klasisizm, Rönesans dönemi mimarilerinin karışımı niteliğindedir. Ortada büyük bir yapı ve etrafında iki küçük yapıdan oluşur. Kendine has bir mimarisi yoktur fakat, karışımı olduğu mimari özellikler işlevsel değildir, süsleme amacıyla yapılmıştır.

                                    









Sultanahmet’te Ayasofya Camii’ni, Küçük Ayasofya Camii’ni, çeşmeleri, türbeleri, Aya İrini Kilisesi’ni, Topkapı Sarayı’nı gezdim. Küçüklüğümden beri sürekli gittiğim yerlerdi. Bu sefer turistik amaçların dışında bölgeye mimari bir gözle, bir tasarımcı olarak bakmaya gittim. Bugüne kadar fark etmediğim birçok detay gözüme ilişti. Geleneksel Osmanlı mimarisinin içeriği hakkında bilgi sahibi olmaya başladım. Yapılardaki bazı düzenlemelerin belli işlevlere göre yapıldığını daha iyi kavramaya başladım. Belli formların da yine, belli bir fonksiyonu karşılamak için oluşturulduğunu gördüm. Bölgedeki yapıların birbirinden etkilenerek ortaya çıktığı kanaatindeyim. Mimari açıdan benzer özelliklere sahipler. Sadece bir kültür olarak değil, mimari anlayış birbirilerinden etkilendiklerini düşünüyorum. Özellikle türbelerdeki mukarnas çeşitleri ilgimi çeken özellikler oldu. Genelde türbelerin hepsinde mukarnaslar görüyoruz.












Kapalıçarşı ve Mısır Çarşısı, İstanbul’un en kalabalık yerleridir dersem abartmış olmam. Kapalıçarşı, 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Asıl büyük çarşı ise Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Dünyanın en büyük çarşısıdır. Günümüzde birçok meslek grubundan insanın satış yaptığı bir yer haline gelmiştir. Temel fonksiyonu ticaret merkezi olmasıdır. Turistik amaçlarla her gün binlerce ziyaretçi ağırlamaktadır. Mısır Çarşısı, Eminönü’nde, Yeni Cami’nin arkasında bulunmaktadır. 1660 yılında Turhan Sultan tarafından yaptırılmıştır. Mimarı Kazım Ağa’dır. 1940-43 yılları arasında restore edilmiştir. Günümüzde turistik ve ticaret amaçlı kullanılmaktadır. Özellikle ikinci el ürünler ve baharatlar bulunmaktadır. Birçok kuruyemişçi dükkanı vardır. İki çarşı da geleneksel bir mimariyi ihtiva eder. Geleneksel Osmanlı mimarisiyle inşa edilmişlerdir. Bolca kemer bulunur.